• $ DOLAR: 3.7410TL / 3.7478TL
  • € EURO: 3.9858TL / 3.9930TL
  • £ GBP: 4.6668TL / 4.6911TL

Piyasalar değişirken siz de değişmelisiniz

09.08.2016 11:48:28

Gayrimenkul sektöründe çalışan biri olarak en çok karşılaştığım sorular “Gayrimenkul sektöründe kriz var mı?” veya “Peki olacak mı?”

A

Bu konuya farklı bir açıdan bakmayı, “kriz”i tanımlamayı, onunla mücadele etmek, durumu değiştirmek veya takılıp kalmak yerine kendimizde neleri değiştirebileceğimiz üzerine sizinle fikirlerimi paylaşacağım.

Kriz nedir?

Kriz; aslında piyasalarda yaşanan değişimden farklı bir şey değildir. Gerçek şu ki, dünyanın hiç bir yerinde, hiç bir zaman piyasalar sürekli yükselen bir trend seyretmez. Dönem dönem değişimler ve düzeltmeler olur ve bu sağlıklı bir durumdur.

Birçok sektörde olduğu gibi gayrimenkul sektöründe de temel olarak iki tip piyasa vardır. Alıcı piyasası ve satıcı piyasası.

Satıcı Piyasası; “satıcının” yani satılacak gayrimenkulün, ürünün daha değerli olduğu piyasadır. Satıcı piyasası talebin arzdan daha fazla olduğu ve dolayısıyla gayrimenkul stokunun az ve fiyatların yükseldiği piyasadır.

Alıcı Piyasası ise; adından da anlaşılacağı gibi alıcının daha değerli olduğu piyasadır. Alıcı piyasası satılık gayrimenkul stokunun fazla olduğu ve fiyatların satın alma gücünün üzerinde seyrettiği piyasadır. Günümüz alıcı piyasasıdır.

Piyasalardaki değişim de aslında bir piyasa koşulundan diğerine geçişten ibarettir. Alıcı piyasasından satıcı piyasasına veya tam tersi satıcı piyasasından alıcı piyasasına doğru olan değişim…

Piyasalar değişirken neler oluyor?

Satışların hızlı gerçekleştiği satıcı piyasasında fiyatlar artar ancak buna karşılık tüketicinin satın alma gücü aynı şekilde artmaz. Doğal olarak satın alma gücü azaldığında buna bağlı olarak satışlar azalmaya başlar.
Satışların azalması demek, alıcıların azalması, talebin düşmesi ve stokların artması demektir.
Artan stoklara bağlı olarak fiyatlar düşme eğilimine girer, bu durum alıcıların alım iştahını tekrar artırır ve alıcı piyasasından satıcı piyasasına doğru tekrar bir hareket başlar.

Peki biz ne yapmalıyız?

Altı kısa başlıkta değişen piyasalar karşısında neler yapabileceğimizin listesi şöyle;

1.Piyasalar Değişir – İş hayatının gerçeği

İyi veya kötü piyasa yoktur, piyasa – piyasadır ve piyasa şartları başarınızın tek belirleyicisi değildir. Başarılı insanlar her piyasada iş yapar.
Her piyasada iyi fırsatlar vardır ve yavaş piyasalarda az ama harika fırsatlar olur.

2.Piyasalar hızlıyken hem aktif hem pasif pazarlama, piyasalar yavaşken sadece aktif pazarlama çalışır

Aktif pazarlama; potansiyel yeni müşteri yaratmak ve onların peşinden gitmek demektir; Oturduğunuz yerde alıcıları beklemek değil. Bu gibi piyasalarda her zamankinden daha fazla işinizi büyütmeye odaklanmalısınız. Aktif pazarlamada pazarlama bütçenizi dikkatli kullanmalı, geri dönüşü olmayan işlere 1 kuruş harcamamalısınız.

3.Kabul edin; Piyasalar değişirken yeni stratejilere ihtiyacınız var

Önce düşünce yapınızı değiştirmelisiniz. Piyasalar bizim iş yapıp yapamayacağımızı değil nasıl iş yapacağımızı belirler.
İşinizi büyütmeye odaklanmanın en önemli avantajlarından biri motive müşterilerinizi seçebilme lüksüdür.
Değişim olurken aynı zamanda ürününüzü de farklılaştırmalı ve değerini/fiyatını piyasadan önce belirlemelisiniz. Tabi ki her zamankinden daha hızlı olmalısınız.

4.Denge teorisine inancınızı yitirmeyin

Her çıkışın bir inişi vardır! Hareketli dönemlerde (Satıcı Piyasası) sektöre birçok danışman girer. İlerleyen dönemlerde piyasa terse döndüğü zaman daha az işlem için rekabet artar. Fark yaratamayan danışmanlar elenir. Eğer siz değişen piyasalara rağmen işlem hacminizi korursanız pazar payınızı arttırır, piyasalar tekrar hareketlenmeye başladığında pazar payınızı korumaya devam ederseniz büyürsünüz.

5.Mesele değişim değil, ne kadar süreceği (Alıcı Piyasası)

Zor zamanların kısa süreceği efsaneden öte bir şey değildir. Ne kadar süreceğini gerçekten kimse bilemez. Tek yapabileceğimiz; kendimizi işimize adamak, inançlı, sürekliliği olan ve masraflarımızda disiplinli olmak.

6.Piyasalar yavaşladığında kolları sıvamanın vakti gelmiştir

Hemen ‘Potansiyel Yeni Müşteriler’ yaratmaya başlayın ve her yeni ipucuna bir mücevher gibi davranın. Müşterilerinize zor zamanlarda kusursuz bir hizmet sağlarsanız, işler iyiye gittiğinde muhteşem bir kariyere sahip olursunuz.
Ve her zaman masraflarınızı kontrol altında tutun. İşinizi büyütmeye yaramayacak hiç bir işe yatırım yapmayın. Kolları sıvayın gerekirse en basit işleri siz yapın.

Emre Erol

Emre Erol

Keller Williams Türkiye Kurucu Ortak ve Ülke Direktörü Işık Üniversitesi İşletme Bölümü ve Middlesex Üniversitesi Yatırım ve Finans yüksek lisansının ardından Harvard Üniversitesi’nde Executive MBA programına katılmıştır. Gayrimenkul kariyerine 2002 yılında İstanbul – Levent Century 21 Platin markası altında başlamış ve bu süreçte Etiler Bölgesi’nde gayrimenkul danışmanlığı yanı sıra iş geliştirme ve satış ekibine koçluk görevlerini de üstlenmiştir. 2013 Mayıs ayından itibaren Keller Williams Türkiye’nin Ülke Direktörü olarak görev almaktadır.

emreerol@hurriyetemlakgundemi.com

Yazarın tüm yazıları »