• $ DOLAR: 3.7410TL / 3.7478TL
  • € EURO: 3.9858TL / 3.9930TL
  • £ GBP: 4.6668TL / 4.6911TL

Sektörün yeni gözdesi…

12.10.2015 0:07:12

Türkiye’de son yıllarda gerek vakıf gerekse devlet üniversitelerinin sayılarında ciddi bir artış yaşandı.

A

2008 yılında alınan yeni üniversitelerin kurulması kanunuyla birlikte Türkiye’nin her ilinde en az bir devlet üniversitesi bulunma zorunluluğu geldi. Türkiye’de 2015 yılı itibariyle 190 üniversite var. Bu artışın beraberinde getirdiği diğer ihtiyaç ise “barınma”. Gayrimenkul sektörü bu talebi sonunda fark etti ve harekete geçti. Bazı durumlarda talep doğru algılandı ve başarılı çalışmalar oldu. Fakat genellikle var olan yapılar yurda çevrilmeye çalışıldı, apart, rezidans ve pansiyon tarzı uygulamalar giderek yaygınlaştı. Çünkü bunlar uygun maliyetli, maliyeti sebebiyle daha karlı ve yönetilmesi, kontrolü kolay olan uygulamalardı. Sayıları arttı, arttıkça kalite düştü, talep azaldı ve öğrenciler için barınma hizmeti sunmak, yurtçuluk yatırımı gözden düştü.

Ve artık, bir yurt inşasından ziyade nitelikli bir yaşam alanı sunmak ön plana çıkmaya başladı. Öğrenciler artık sadece barınacakları bir mekandan ziyade keyifle zaman geçireceği bir yurtta kalmak istiyor.

Özellikle öğrencilerin büyük bir çoğunluğunun eğitim gördüğü İstanbul’da yurt sayısı yetersiz, talebi karşılayamıyor. Son 2-3 yıldır profesyonel gayrimenkul sektör temsilcileri, bilinçli yatırımcılar nitelikli öğrenci yurtlarına yönelmiş durumda. Yeni inşa edilen yurtlara her gün bir yenisi ekleniyor. Uygun lokasyonda ve profesyonel bir anlayışla yönetilecek yurtlar, yerli ve yabancı yatırımcıları da cezbediyor.

Bu yurtlar için üniversitelerin yoğun olarak yapılandığı her yer potansiyel taşıyor. Önemi henüz tam olarak anlaşılamamış olan öğrenci yurtları, orta vadede yatırımcıların gözdesi diyebiliriz. Ortalama 3-5 yıl kadar yatırımın geri dönüşü olması da cazip geliyor. Fakat tekrar etmek gerekiyor ki, sadece binayı inşa etmek yeterli değil. Bu alanda var olan talebi canlı tutabilmek için öğrencilerin beklentilerine göre nitelikli hizmet vermek şart. Mevcut talebin en fazla % 30’u kadar bir arz söz konusu ve vasıflı öğrenci yurtları konusunda ciddi bir pazar açığı var.

Bizde yeni yeni farkındalık oluşturan nitelikli yurt işletmeciliği Avrupa ülkelerinde ön planda… Bu alanda yurt dışında büyük bir gelişim söz konusu. Özellikle Fransa ve İsviçre’nin gerek yurt yapıları gerek işletmesi ile çok iyi olduğunu görüyoruz. Bu ülkelerde yurt işletmeciliği üniversitede okutulan bir eğitim dalı. Son yıllarda yurtlarda trend, renkler ve çevrecilik üzerine… Özellikle de çevreci yurt binaları çok ilgi görüyor. Türkiye’de de ihtiyacın artmasıyla birlikte yatırımlar hız kazanırken, hizmet kalitesi de dünya ile yarışır hale gelecektir. Gideceğimiz daha çok yolumuz var. Her ilde bir üniversitemiz var. Başta İstanbul olmak üzere öğrenciler için kampüs yakınında olan her yer yurt yatırımı için uygun. İnşaat alanında gösterdiğimiz başarıyı hizmet alanında da desteklersek bu konuda çok daha hızlı yol alabilir ve başarılı çalışmalar görebiliriz…